6 Kasım 2017

MİRAS HUKUKU

Bir miras bırakan öldüyse, tüm anlaşmazlıklar konusunda uzman hukuki danışmanlık mutlak bir zorunluluktur.

DEMİR HUKUK BÜROSUNDA uzmanlarımız miras topluluğu(miras şirketi) üyelerinin, karşı karşıya kaldıkları duygusal zor zaman boyunca güvenli bir şekilde hukuki rehberlik etmesi için, miras hukuku alanında hem empatisel becerilere hem de teknik uzmanlığa sahip oldukları için danışman olarak sizlere hukuki hizmet sağlıyor.

DEMİR HUKUK BÜROSUNUN deneyimli miras avukatları olarak;

  1. Mirasçıların Statüsü

  2. Saklı Pay Mirasçıları

  3. Miras Topluluğundaki(Miras Şirketi) Uyuşmazlıklar

  4. Miras Payları ve Miras Paylarının Dağıtımı

  5. Mirasın Reddi

  6. Ortaklığın giderilerek Mirasın Paylaştırılması(İzale-i Şuyu Davası)

Mirasçıların statüsünden mirasın paylaştırılmasına kadar her şeyi içeren karmaşık davaları ele alıyoruz ;

  1. Mirasçıların Statüsü

Çoğu durumda, kimlerin mirasçı olduğu ve hangi oranda mirastan pay alacakları belirsizdir. Bunun için pek çok farklı sebepler vardır. Öncelikle kimlerin yasal mirasçı olduğu  açıklığa kavuşturulması gerekir. Başlangıçta kolay gibi görünen şey, aslında çok zor olabilir. Mirasçıların statüsü, evlilik dışı doğan çocuklar veya evlat edinilen çocuklar gibi aile ilişkileri ile karmaşık hale gelebilir. Merhumun vasiyet iradesi etkili olmayabilir veya gerçek iradenin birden fazla yorumlanmaya yol açabilir. Bunlara ek olarak, muris, belirli koşullar için bir miras sözleşmesi yoluyla sağlanmış olabilir.

  2. Saklı Pay Mirasçıları

Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf (vasiyetname veya miras sözleşmesi) yapmamış ise, ölümüyle birlikte tereke (miras) bir bütün olarak, yasal mirasçılarına intikal eder. Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mirasçılar mirasbırakanın  eşi ve altsoyu (çocuğu veya evlatlığı) var ise tüm miras bu kişilere ait olur.Miras bırakanın eşi ve altsoyu aynı zamanda saklı pay mirasçılarıdır.

 Mirasbırakan, hayattayken yapacağı bir işlemle(vasiyetname veya miras sözleşmesi)  öldüğünde çocuklarının veya eşinin miras paylarını değiştirebilir. Ancak yukarıda saydığımız saklı pay mirasçılarının saklı pay haklarına dokunamaz.Şöyle ki eğer bir mirasçı kanunen “saklı paylı mirasçı” ise, bu durumda  mirasbırakan istese de istemese de mirasının belirli bir bölümü (mirastan yoksunluk ve mirastan çıkarılma halleri hariç) mutlaka o mirasçıya kalacaktır. Mirasbırakan buna engel olamaz.

 3. Mirasçı Topluluğundaki(Miras Şirketi) Uyuşmazlıklar

   Mirasçı topluluğu(miras şirketi) yasal  olarak  miras bırakanın mülkleri dağıtılana kadar bir arada hareket etmeleri için kanun koyucu tarafından oluşturulan bir topluluktur. En iyi senaryoda, miras topluluğu(miras şirketi) birbirine güvenir ve diğer üyelerin lehlerine hareket eder, ancak gerçekte bu nadiren olur.

Miras topluluğu(miras şirketi), çok farklı yaşam alanlarından insanları bir hukuk topluluğunda bir araya getirir. Özellikle, çeşitli mirasçıların(yasal mirasçı, atanmış mirasçı) bulunduğu yerde, sıklıkla çatışma tohumları  ekilmiş durumdadır.

 4.Miras Payları Ve Miras Paylarının Dağıtımı

Mirasçıların Miras topluluğunu(miras şirketi) herhangi bir zamanda aralarında anlaşarak sona erdirebileceği kanunla belirtilmiştir.

Bu durum, mirasçıların paylarının belirlenerek  dağıtıldığı ve miras  topluluğunun(miras şirketinin) tasfiye edildiği anlamına gelir.

 5.Mirasın Reddi

Yasal ve atanmış mirasçı dilerse kendisine kalan mirası ret edebilirler. Mirasın reddi daha çok terekenin aktifinin pasifinden az olması durumunda başvurulan bir yoldur. Böylece mirasçılar terekenin kendileri için doğurabileceği mali yükten kurtulurlar.

 6.Ortaklığın Giderilerek  Mirasın paylaştırılması(İzale-İ Şuyu Davası)

Mülklerin mirasın paylarının belirlenmesi ve payların dağıtımına ilaveten, miras topluluğunu(miras şirketi) kısmını dağıtmak için başka bir yol var ;

– İzale-İ Şüyu  (Ortaklığın Giderilmesi) Davası:  Mirasçılardan biri mirasın dağıtımını talep edebileceği bu davada mahkeme mülklerin satışını icra kanalı ile yaptırararak her bir mirasçıya payı oranında hakkını vermektedir.

BU GİBİ DURUMLARDA TARAFSIZ BİR DANIŞMANA DANIŞMAK ÖNEMLİDİR. HUKUKTA  DUYGU HİÇBİR ROL OYNAMADIĞINDA İYİ ÇÖZÜMLER ÜRETİLEBİLİR VE OLGUSAL KONULAR NETİCELENDİRİLİR.

HER DURUMDA YASAL AÇIDAN TEMİZ VE HIZLI BİR ÇÖZÜM, İLGİLİ KİŞİLERİN ÇIKARLARI İÇİN FAYDALIDIR. MİRAS   UYUŞMAZLIKLARI KONUSUNDAKİ UZMANLARIMIZ, TÜM ÇIKARLARIN OPTİMUM DENGESİNE KATKIDA BULUNACAK UYGUN VE İYİ DÜŞÜNÜLMÜŞ ÇÖZÜMLER HAZIRLAYABİLİR.

MİRAS HUKUKU NEDİR?

  • Bir gerçek kişinin ölümü veya ölümüne denk tutulan bir durumun (gaiplik) varlığı halinde kişinin sağlığında sahip olduğu intikale elverişli malvarlığına ne olacağını düzenleyen özel hukuk dalıdır.

  • Ölüme bağlı bir malvarlığı hukukudur. Miras Hukuku hükümlerinin uygulanabilmesi için bir gerçek kişinin ölümü şarttır.

  • Miras bırakanın ölümü halinde onun intikale elverişli malvarlığı değerlerinin hayatta bulunan gerçek ya da tüzel kişilere geçişini düzenleyen kurallar bütünüdür.

MİRAS HUKUKU AVUKATI NE YAPAR ?

Mirasa ilişkin davaların alanında uzman avukat ile takip edilmesi sürecin hızlı işlemesi ve hak kaybının önlenmesi açısından önem arz eder. Miras davası avukatı miras davalarına ilişkin mevzuatı ve gündemi takip ettiği için alanında uzmanlaşmıştır. Alanında uzman bir miras davası avukatı ile çalışmak mirasa ilişkin işlerinizde lehe sonucun elde edilmesi bakımından çok önemlidir.

DEMİR HUKUK BÜROSU OLARAK MİRAS HUKUKUNA İLİŞKİN HİZMETLERİMİZ;

  1. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Alınması

  2. Vasiyetname Düzenlenmesi

  3. Vasiyetnamenin İptali

  4. Mirasta Tenkis Davası

  5. Mirasın Paylaştırılması Amacıyla Ortaklığın Giderilmesi  (İzale-İ Şüyu) Davası

  6. Tasarrufun İptali Davası

  7. Mirasın Reddi Davası

  8. Muris Muvazaası Davası

  9. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Hazırlanması

  10. Ölüme Bağlı Tasarrufların İptalinin İstemi Davası

  11. Gaiplik Kararı Alınması

Yasal Mirasçılar:

  1. Miras bırakanın kan hısımlığı olan mirasçılar (altsoy-üstsoy)

  2. Evlatlık

  3. Devlet

                          MİRASÇI OLABİLMEK İÇİN ARANAN YASAL ŞARTLAR

mirasa ehil olmak + yoksunluk sebebinin bulunmaması + miras bırakanın ölümünde sağ olmak

Miras Bırakanın Ölümü

Mirasın geçişi için ölüm yeterli olup, resmi bir tespit işlemine, kabul beyanına, mirasçının miras bırakanın öldüğünü bilmesine gerek yoktur. Miras bırakanın ölümüyle tereke, külli intikal prensibinegöre aktif ve pasifiyle mirasçılara geçer(M.K. md. 599). Mirasçılar terekeye elbirliğiyle   ortak olurlar.Bu durum hem yasal hem atanmış mirasçılar için geçerlidir.

Miras bırakanın ölüm anı, miras bırakanın tasarruf oranının hesaplanması açısından, kimlerin mirasçı olacağı yönünden, hangi mal varlığının ve hangi borçların terekeye ait olacağının belirlenmesi bakımından, hangi sağlar arası tasarrufların terekeye dahil edileceğinin tespit edilmesinde önem taşır.

Mirasın Açılma Yeri ve Yetkili Mahkeme

Miras, malvarlığının tamamı için miras bırakanın son yerleşim yerinde açılır.Böylece mirasın geçişi ile ilgili bütün işlemler tek bir yerde yapılır

Miras bırakanın tasarruflarının iptali ve tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

İki halde HMK, mirasçıların açacakları davalarda yer açısından seçimlik haklarının olduğunu öngörmüştür. Bunlar;

  1. Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.

   2.Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin davalarda, mirasçının

      her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

MİRASIN KAZANILMASI

YASAL VE ATANAN MİRASÇILAR AÇISINDAN

A. Yasal mirasçılar

Yasal mirasçılar, mirası miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Mirasın geçişinde herhangi bir işleme gerek yoktur. Yani tescil, teslim, temlike gerek olmaksızın tereke mirasçıya geçer. Buna külli intikal denir. Zilyetlik de doğrudan doğruya kazanılır.

B. Atanan mirasçılar

Atanan mirasçılar da, yasal mirasçılar gibi, miras bırakanın ölümü ile mirası kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası zilyetlik hükümleri uyarınca teslim ederler.
Mirasçılar belli bir süre içinde mirası ret hakkına sahiptirler. Ret hakkına sahip mirasçı bu hakkını kullanmamışsa, mirası kabul etmiş sayılır.

MİRASIN REDDİ

Yasal ve atanmış mirasçı dilerse kendisine kalan mirası reddebilirler. Mirasın reddi daha çok terekenin aktifinin pasifinden az olması durumunda başvurulan bir yoldur. Böylece mirasçılar terekenin kendileri için doğurabileceği mali yükten kurtulurlar.

Ret rızai veya yasal temsilci tarafından da yapılır. Vasi, sulh ve asliye mahkemesinin onayı ile mirası ret edebilir. Ret sözlü veya yazılı yapılabilir.

MİRAS SEBEBİYLE İSTİHKAK DAVASI

Terekeye veya terekedeki bir mala haksız zilyet olandan terekenin veya terekeye ait olan bir malın mirasçının mirasçılık hakkına dayanarak kendisine zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilmesini istemesidir.Bu dava mirasçılık hakkına dayanır.

Malın Teslimi İçin Aranan Koşullar

miras sebebiyle istihkak davasının açılmış olması + haksız bir şekilde mala zilyet olma + davacının mirasçılık hakkının bulunması

Davacı yasal veya atanmış mirasçıdır. Bu mirasçılar kendilerine ait bir hakkı kullanırlar. Bu hak terekeye zilyet olanlara nazaran üstün bir haktır. Miras sebebiyle istihkak davası açıldığında, davacının mirasçılık sıfatı tartışmalı ise, hakim önce bu durumu açıklığa kavuşturur.

Dava devam ederken, davacının istemi üzerine hakim, davalının güvence göstermesini, güvencenin tapu kütüğüne şerh vermesini isteyebilir.

Birden fazla mirasçı varsa, bunlar terekeye elbirliği ile malik olacakları için, bu davayı ancak birlikte açabilirler.

SÜRE:
Mirasçının, kendisinin üstün haklı mirasçı olduğunu ve iyi niyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl,
Miras bırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl,
Kötü niyetli zilyede karşı 20 yıl içinde dava açılmalıdır.

GAİBİN MALVARLIĞININ İNTİKALİ
Gaiplik Kararı
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir (mk32/1).

Gaiplik kararının incelenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az 1 yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az 5 yıl geçmiş olması gerekir.

Gaiplik kararı geçmişe yürür  ve ölüm tehlikesinin söz konusu olduğu andan veya son haber alma tarihinden itibaren geçerli olur.